Gitmek isteyenler 24/05/2014 Cuma saat 15:00, 25/05/2014 Cumartesi saat 20:00'de İzmir Konak El Hamra sahnesinde bulunabilirler.
23 Mayıs 2014 Cuma
GÜLDESTAN - GÖÇEBE BİR ZAMANIN İZİ
İzmir El Hamra Sahnesi çok tarihi ve güzel bir sahnedir. İzmir'lilerin bir çoğu da bilirler El Hamra'yı. Seyircisi de belli bir kesimdir. Genelde hangi oyuna yada konsere gitseniz tanıyorsunuz simaları. En azından ben bir senedir İzmir'deyim ve üç gösteri izledim El Hamra sahnesinde. Üç gösteride de simalar aynı. Yakında akraba olacağız zaten. Artık selamlaşmaya başladık. Diyeceğim o ki eski eskidir El Hamra. Değişik bir atmosferi vardır. 22 Mayıs 2014 Perşembe İzmir Devlet Opera ve Balesinin 'Güldestan' adlı modern dans gösterisine bilet almıştım. Bu arada biletleri bir ay öncesinden alıyorum. Ne olur ne olmaz istediğim bir gösteriyi izleyemediğim zaman tekrarı olmadığı için kendimi yiyip bitiriyorum tabiri caizse. Afişi çok cezbeciydi açıkçası. Kırmızının en ağır şekilde kullanıldığı bir afişti. Göçebe bir yaşamın izlerini tasavvuf müziği, modern müzik ve modern dansın bir arada sunduğu bir gösteriydi. İki perdeden oluşan bu görsel şölenin ilk perdesinin başlangıcı ağır ve yavaş ilerlerken birden bire sizi şaşırtarak sonlara doğru harika bir dans gösterisini gözler önüne seriyor. İkinci perde ise çok güzel değildi aslında. Birinci perde de bitseydi belki de daha keyifle ayrılırdık. Mercan Dede'nin müziğiyle dansın buluşması ilginç bir sentez olmuş aslına bakarsanız. Halit Ergenç'in arada barkovizyon aracılığıyla oyunun içinde olması gereksiz olmuş. Hatta itici durduğunu bile söyleyebilirim. Sonu ise çok ağır bir dansla bitti. Yukarıdan aşağıya gül yapraklarının dökülmesi de çok etkileyiciydi. Kırmızının en alıcı tonunun yaşatıldığı sahne gerçekten göz kamaştırıcıydı. İzmir Devlet ve Opera'nın hazırladığı en güzel gösteri değildi. Açık konuşmak gerekirse ancak yine de güzeldi. En azından gidilebilir.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
'HELP SOMA', 'PRAY FOR SOMA' ,SOMA'YA YARDIM
Bu sayfaya yazı yazmayacağım. Sadece utanıyorum. Söylenecek o kadar çok şey var ki ancak anlayacak az kişi olduğu için kafamı kalemimi ve kendimi yormayacağım. İnancımı kaybettim çünkü. Sadece yardım edebileceğiniz bir takım bilgiler vereceğim aşağıda. Soma için yardım etmek isteyenler için bu yazı. Okumak istemeyenler ve yardım etmek istemeyenler okumasın vakitlerini kaybetmesinler. Yardım edebilecek durumları olmayanlar en azından dua etsinler. Bu da yeter...
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
Türkiye İş Bankası AŞ TOBB Şubesi 4375 - 45045 numaralı “TOBB-SOMA MADEN FACİASI YARDIM HESABI”
IBAN numarası: TR29 0006 4000 0014 3750 0450 45
İYİLİKDER’in Soma için başlattığı yardım kampanyasına; Soma yazıp 4025’e göndererek 5 TL karşılığında bağışta bulunulabilir. Yardımlar için hesap numaraları ise şöyle:“Vakıfbank TL : TR120001500158007301216 983Albarakaturk TL : TR4200203000019476680000 01KuveytTürk TL : TR3900205000006187517000 02”
IBAN numarası: TR29 0006 4000 0014 3750 0450 45
İYİLİKDER’in Soma için başlattığı yardım kampanyasına; Soma yazıp 4025’e göndererek 5 TL karşılığında bağışta bulunulabilir. Yardımlar için hesap numaraları ise şöyle:“Vakıfbank TL : TR120001500158007301216 983Albarakaturk TL : TR4200203000019476680000 01KuveytTürk TL : TR3900205000006187517000 02”
Türk Kızılayı İstanbul Şube BaşkanlığıT.C. Akbankşube no: 1259hesap no: 343434iban: TR750004601259888000343434NOT - Ödeme yaparken açıklama kısmına mutlaka "SOMA" yazmanızı rica ediyoruz.
Manisa Belediyesinin başlattığı yardım kampanyası; NOT: SOMA için yardım yazmayı unutmayınız..
Halk Bankası TL : TR20 0001 2009 5620 0007 0000 46-
USD : TR10 0001 2009 5620 0058 0003 04
-EUR : TR80 0001 2009 5620 0058 0003 05
Ziraat Bankası TL : TR14 0001 0001 8839 4769 4051 83
- USD : TR84 0001 0001 8839 4769 4051 84
- EUR : TR57 0001 0001 8839 4769 4051 85
5 Mayıs 2014 Pazartesi
JAPANESE EDUCATION SYSTEM
When Japan opened herself to the world in 1868, one of the government's high priority was catching up with Western standards in science and education. The Japanese education system was reformed mainly according to the German and French model which experts regarded as most suitable and advantageous.
After the second world war, the Americans reformed the Japanese education system after their own which consists of six years of elementary school, each three years of junior and senior high school and four years of university or two years of junior college.
Compulsory education includes elementary school and junior high school. Over 90% of all students also graduate from high school and over 40% from university or junior college. At universities the percentage of male students is higher than that of female students while the opposite is the case at junior colleges. The number of graduate university students is relatively low.
The Japanese school year starts in April and consists of three terms, separated by short holidays in spring and winter, and a one month long summer break.
A characteristic of the Japanese school system are entrance exams, and with them a high competitiveness among students. Most high schools, universities, as well as a few private junior high schools and elementary schools require applicants to write entrance exams. In order to pass entrance exams to the best institutions, many students attend special preparation schools (juku) besides regular classes, or for one to two years between high school and university (yobiko).
The most prestigious universities are the national University of Tokyo and University of Kyoto, followed by the best private universities.
SENSİZ OLMAZ - İSPANYOL SİNEMASININ ARMAĞANI
İspanyol kültürü denilince akla bir çok şey geliyor aslında, flamencodan tutun da yemeklerine kadar bir çok alternatif var. İspanyolca ister inanın ister inanmayın ancak dünyada en çok konuşulan diller arasında hatta anadil kapsamında bakıldığında dünyada en fazla ülkede anadil olarak konuşuluyor. İngilizce'den daha fazla konuşuluyor oradan hesap edin artık. Yani İspanyolca aslında Türkiye'ye uzak gibi. Bizler fazla İspanyolcayı önemsememişiz yıllarca. Ancak şu anda ülkemizde İspanyolcanın değeri gün geçtikçe artıyor. Bazı özel okullarda ikinci dil olarak İspanyolca zorunlu hale getirildi bile. Ayrıca tatil anlamında seçeneklerinizde daima bulunması gereken bir yer İspanya. Gerek iklim açısından gerekse yaz aylarında ki mükemmel tatil adaları açısından iyi bir tercih olacaktır.
Rastgele bir filme girdim bu hafta sonu. Sadece vakit geçirmem gerekiyordu. 2-3 saatim vardı bir toplantı için ve beni bunaltan AVM'lerde genelde alışveriş yapmak yerine sinemaya gitmeyi tercih ediyorum. Bu kapsamda bilmediğim bir filme gittim. İsmi Sensiz Olmaz. Bir İspanyol filmi. Yönetmenliğini Fernando Gonzalez Molina'nın yaptığı başrollerde Aşka Yükseliş filminden tanıyacağınız Mario Casas var. Bu bir devam filmiymiş meğer. İki ya da üç yıl önce izlemiştim ilk filmini. O yüzden ben keyif alabildim. Hatta beğendiğim bile söylenebilir. İlk filmi izlemeyenler muhtemelen çocuğun neden bir önceki sevgilisine bu kadar takılmış olduğunu anlayamayacaklar. Fakat ilk filmde mükemmel bir aşk hikayesi işlenmişti. İlk filmi izlememiş olsanız bile sorun değil ikinci filmde size keyif verecektir. Gin rolündeki Clara Lago efsane bir performans sergilemiş. Film yönetmenliği konusunda gerçekten başarılı isimler yetiştiren İspanyanın, aktör ve aktris konusunda da dünyaya çok iyi isimler kazandıracağı kesin. Filmde sadece vıcık vıcık bir aşk hikayesi işlenmemiş. Hayatın tamamen içinden bir Akdeniz filmi. İzlemenizi tavsiye ederim. Şimdiden iyi seyirler.
30 Nisan 2014 Çarşamba
Africa’s Education Crisis: In School But Not Learning
It’s unfathomable that of Africa's nearly 128 million school-aged children, 17 million will never attend school. Perhaps even more shocking is the fact that another 37 million African children will learn so little while in they are in school that they will not be much better off than those kids who never attend school. As a consequence, the prognosis for Africa’s future economic growth and social development is poor.
These numbers come from the new Africa Learning Barometer created by the Center for Universal Education at Brookings. Our objective was to identify a baseline assessment of learning in Africa by using the existing data. Using data from regional examinations, such as Programme d'Analyse des Systèmes Educatifs de la CONFEMEN (PASEC)and Southern and Eastern Africa Consortium for Monitoring Educational Quality (SACMEQ) , and national assessments of 4th or 5th grade students, the barometer provides a picture of the state of learning for 28 countries in sub-Saharan Africa. In each of these assessments, we identified a cutoff point at which students scoring below that level were learning so little that they had no value added to their education. While these tests do not even begin to scratch the surface on the values, knowledge and skills that children should learn in school to live healthy, productive lives, they do provide some basic indications about the state of learning in the region.
The findings are astonishing. There are seven countries in which 40 percent or more of children do not meet a minimum standard of learning by grades 4 or 5. In countries such as Ethiopia, Nigeria and Zambia, over half of in-school students are not learning basic skills by the end of primary school. Through the barometer we aggregate the total number of children not learning based on out-of-school children at the end of primary school, children who are likely to drop out by the 5th grade, and those in school but not learning. The results are distressing. Under the current model, half of sub-Saharan Africa’s total primary school population – 61 million children – will reach adolescence without the basic skills needed to lead successful and productive lives.
The barometer also points out the massive inequalities between the rich and poor. Looking at the rates of extreme education poverty in the region, the percentage of adults with less than two years of education show the disadvantages that poor, rural students face in accessing education in comparison to their rich and urban counterparts. For instance, in Ethiopia, 68.3 percent of the poorest quintile of the population lives in education poverty, compared to only 13.8 percent of the richest.
While there is much reason to celebrate the progress in education that Africa has made over the past decade, the barometer shows us that there is a deeper learning crisis that needs to be addressed. Unless African governments and the international community work together and act now to raise standards and improve learning outcomes, the potential of tens of millions of African youth will be wasted and Africa’s social and economic progress will stagnate.
Please explore the data and trends from the Africa Learning Barometer to learn more about the education crisis in Africa.
Justin W. van Fleet
MUHTEŞEM SÜLEYMAN- İZMİR İZLEYİCİSİ İLE BULUŞTU
Opera, herkesin tarzı değildir. Hatta bir çok kişi ne işin var bağırıp çağırıp duruyorlar bir de üstüne para veriyorsun bile diyebilir. Ancak opera gerçekten de görsel efektlerle ve güzel seslerle süslenirse her şey daha da güzelleşiyor. Beklediğim bir operaydı Muhteşem Süleyman. Çok eleştirildi. Güzel değil denildi. Oturmamış denildi. Konu çok çabuk geçilmiş duyguları verememişler, hissedemedik diyen oldu. Hepsi yalan. Şunu bir kez daha anladım. Kesinlikle kimsenin sözüyle bir şeylere karar vermemeliyiz. Olumsuz bir çok eleştiri yüzünden açıkçası birlikte gidebileceğim bir arkadaşta bulamadım. Ama inat ettim ve gittim. İzmir Adnan Saygun sahnesinde yine muhteşem bir dekorla opera başladı. Bir an bile sıkılmadım. Yavuz Sultan Selim'in kısacık hayat hikayesi ve Sultan Süleyman'ın yaşadığı önemli olayları anlatan harika bir opera izledim o gece. Salon kalabalıktı. Opera seyircisi vefalıdır bir çok olumsuz eleştiriyi de ya duymazdan gelir ya da inadına gider o operaya. Her şeyden önce duygular güzel aktarılmıştı. Kıyafet, makyaj, aksesuarlar ışıl ışıl ve sahneyi dolduruyordu. Yeterli sebeplerdi aslında bunlar. Dekor Tayfun Çebi'ye ait. Kostümler Sevda Aksakoğlu'nun imzasını taşıyor. Orkestra şefi Tulio Gagliardo, koro şefi S. Zdravkov Dimitrov, kareografi Neslihan Öztürk, ışıkta Müfit Özbek. Harika bir opera izlemek isterseniz 17-19 Mayısta yeniden İzmir Adnan Saygun'da sahnelenecek.
24 Nisan 2014 Perşembe
CAPTAIN AMERİCA
Kurgu filmlerini oldum olası sevmişimdir. Gerçek olmayan , hayallerimizde olan ve bazen fazlalarını filmlerde bulabilmekte güzel oluyor. Bu yüzden kurgu filmlerini kaçırmamaya dikkat etmişimdir. Captain America filmine üç boyutlu ve orjinal diliyle gittim. Bu arada orjinal dili dışında hiç bir filmi izlemekten keyif almıyorum bu dip notu da ileteyim. Captain America ilk başladığında sıkıcı ortalarında biraz aksiyon en sonunda yine sıkıcı bir şekilde bitiyor. Görsel şölen falan bekleyenler varsa da maalesef bir Uzay Yolu, Buz Devri vb filmlerdeki kadar zevk alamayacaklar. Üzülerek bildirmeliyim ki Captain America'daki oyunculuklarda başarılı değil. Vakit kaybı demeyeceğim ancak gitmesenizde olur diyebilirim. Hava kapalı, yapacak bir şeyiniz yoksa gidebilirsiniz. İyi seyirler şimdiden.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)